AYZERO KÖY İMAMI
Bizim Ayzero, Reşo Ağanın köyüne imam olarak tayin olur. Reşo ağa Ayzero’ ya :
- Hoca namaz vakitleri ezan oku ve beni bekle ki geldiğimde cemaatle kılalım. der. Ayzero hoca da öyle yapar. Ancak bir öğle ezanı okunmuş, vakit ikindiye yaklaştığı halde Reşo Ağadan hala haber yok. Ağanın bir işi çıktı düşüncesiyle mevcut cemaatle öğle namazı kılınır. Tam camiden çıkarken Reşo Ağa gelerek :
- Hoca nereye? Beni niye beklemedin? Diyerek namazın tekrarını emreder ve yeniden saf tutulur. Cemaatten biri Ayzero’nun kulağına:
- Hocam öğleni kıldık. İkindi daha olmadı. Bu kılacağımız namaza nasıl niyet edeceğiz? Der. Ayzero da :
- “Ne farz kılok ne de sünnet, Ağanın keyfine ediyok hizmet” diye niyet edeceğiz. der.
AYZERO, AĞANIN KAHYASI
Bizim Ayzero' nun Reşo ağasına çok kıymetli bir misafir gelir. Reşo ağa misafire son derece hürmet ve ikramda bulunur ve yolcu edeceği zaman kahyayı çağırarak:
- Bu değerli misafirimi götür ve sırtına alarak nehirden karşıya geçir der. Bizim Ayzero misafirle beraber köprüsü yıkılan nehrin kenarına gelerek misafire:
- Bak hemşerim sen benden çok ağırsın. Eğer sen sırtıma binersen suyun içinde düşerim ikimizi de sel alır. En iyisi ben senin sırtına binip geçelim diyerek misafirin sırtına biner ve karşıya geçer.
|